Pazartesi, Eylül 15, 2008

RAHAT

Raflardaki kitaplar arasında can sıkıntılı bir halde göz gezdirirken birden gözüme takılan ve iki gündür elimden düşürmediğim kitaptan beğendiğim şiirleri yazmaya devam ediyorum. Bu buraya aktardığım son şiir olacak. Hayatta hiçbişey beğenmeyenlere ve herşeye bahane bulanlara ve özellikle benim için:
 
Rahat
 
Şu kavga bitse dersin,
Acıkmasam dersin,
Yorulmasam dersin;
Çişim gelmese dersin,
Uykum gelmese dersin;
 
Ölsem desene!
                    Orhan Veli 

MACERA

Küçücüktüm, küçücüktüm,
Oltayı  attım denize;
Bir üşüşüverdi balıklar,
Denizi gördüm.
 
Bir uçurtma yaptım, telli duvaklı;
Kuyruğu ebem kuşağı renginde;
Bir salıverdim gökyüzüne;
Gökyüzünü gördüm,
 
Büyüdüm, işsiz kaldım, aç kaldım;
Para kazanmak gerekti;
Girdim insanların içine,
İnsanları gördüm.
 
Ne yardan geçerim, ne serden;
Ne denizlerden, ne gökyüzünden ama..
Bırakmıyor son gördüğüm,
Bırakmıyor geçim derdi.
 
Oymuş diyorum, zavallı şairin
Görüp göreceği;
 
                                        Orhan Veli

Pazar, Eylül 14, 2008

Kitabe-i Seng-i Mezar

I.
Hiçbir şeyden çekmedi dünyada
Nasırdan çektiği kadar;
Hatta çirkin yaratıldığından bile
O kadar müteessir değildi;
Kundurası vurmadığı zamanlarda
Anmazdı ama Allahın adını,
Günahkar da sayılmazdı.
Yazık oldu Süleyman Efendi'ye.
 
II.
Mesele falan değildi öyle,
To be or not to be kendisi için;
Bir akşam uyudu;
Uyanamayıverdi.
Aldılar, götürdüler.
Yıkandı, namazı kılındı, gömüldü.
Duyarlarsa öldüğünü alacaklılar
Haklarını helal ederler elbet.
Alacağına gelince...
Alacağı yoktu zaten rahmetlinin.
 
III.
Tüfeğini deppoya koydular,
Esvabını başkasına verdiler.
Artık ne torbasında ekmek kırıntısı,
Ne matarasında dudaklarının izi;
Öyle bir rüzgar ki,
Kendi gitti,
İsmi bile kalmadı yadigar.
Yalnız şu beyit kaldı,
Kahve ocağında, el yazısıyla;
"Ölüm Allahın emri,
Ayrılık olmasaydı."
 
                                Orhan Veli Kanık