Cloud Computing Nedir?
Yorum Yapılmamış20/09/2009 at 02:48Kategori:Bilgisayar
Cloud Computing basit olarak düşünülürse bilgisayar programlarının ve sistemlerinin kısmen ya da tamamen web ortamına taşınmasıdır. Yani önceden hard diskimizde kurulu olan veya işyerindeki ağ üzerinde çalışan programlarımız web ortamına taşınıyor. Geniş kapsamlı olarak düşünürsek yazılımları servis olarak(software as service), servisleri platform olarak (Platform as a Service), alt yapıyı servis olarak (Infrastructure as a Service) sunan bir yapı ile karşı karşıyayız. Tabi tam olarak görüp denemeden anlatmak vizontele gibi bir komediye de yol açar mı bilmem ama zaten biz servisleri uygulamalarda kullanıyorduk. Burada sadece daha yaygınlaşmış ve standartlara göre düzenlenmiş , kurumsal alanda kullanımın ön plana çıktığı bir sistem oluşturuluyor. Burada google ofis programlarını örnek verebiliriz. Google servisleri tüm insanlığa açık olan bir sistem özelliği taşıyor. Cloud Computing kullanılarak oluşturulabilecek sistemler genel kullanıma açık ya da belirli bir kullanıcı grubuna açık olabileceği gibi bir güvenlik duvarının arkasında daha kısıtlı kullanıcıları da olabilir. Ayrıca bu tekniklerin tümü kullanılarak bazı kısımları genel, bazı kısımları ise daha özel kullanımlar için ayrılabilir.
Uygulaması ise çok daha güzel. Web barındırma hizmeti alır gibi , bu hizmeti veren şirketlerden Cloud Computing hizmetini satın alıyorsunuz. Hizmetleri almak kullanmak da kolay. İstediğiniz zaman bırakabiliyorsunuzve kullandığınız kadar ödüyorsunuz. Ölçeklendirmek de oldukça kolay. Yani bu işler genel olarak paraya bakıyor
Paranız varsa bulutların üzerinde yürümek çok kolay. Şimdiden Amazon, Sun, Microsoft gibi şirketler reklamlarını yapmaya başladılar. Zaten bu yazıyı da Sun Microsystems 'in mail kutuma gönderdiği dökümanlardan derleyerek yazıyorum. Cloud Computing alanında da kesinlikle açık kaynak, kapalı sistem gibi ayrımlar olacağa benziyor. Tabi burada sistemle ilgilenen, servisi satan şirket olduğu için linux yada windows hosting almak arasında ne kadar fark varsa servisler arasında da o kadar fark edecektir. Platformlardan çok markalar ön plana çıkacak gibi duruyor.
Uygulamada sıkıntılar da yok değil. Bir şirket Cloud Computing hizmeti veren bir şirketle anlaştı ve tüm sistemini cloud computing standartlarında kullanıyor. Bir süre sonra bizim Bulut hizmeti veren şirketimiz yağmur olarak yeryüzüne düştü ve ortada servis de kalmadı veri de. Böyle senaryolar karşısında kurumlar mağdur olmamak için tabiki büyük yazılım şirketleriyle çalışmak isteyeceklerdir. Bu durumda da sorunlar ortaya çıkabilir. Bulut da olsa sonuçta bir bilgisayar topluluğundan bahsediyoruz ve burada alt yapıdaki işletim sistemi büyük rol oynayacaktır. Yazılım devi bir şirket kendi çalıştığı kurumların vazgeçilmezi olabilmek adına bazı kapalı sistemlere yöneleceklerdir. Bu durumda servis aldığınız şirketi bırakıp başka bir şirkete sisteminizi taşımanız da zorlaşacaktır. Bu gibi senaryolar için Open Cloud Manifestoyu imzalamış olan şirketlerle çalışmak ortaya çıkacak sorunları bertaraf edebilir.
Diğer bir alan ise yazılım lisanslama. Belki 10 yıl sonra değil ama 40 yıl sonra tüm yazılımları servis olarak aldığımızı düşünelim. Crack, warez, serial, keygen gibi hileler son bulacaktır, tüm dinlediğimiz mp3lerimiz, izlediğimiz filmlerimiz birer servis olacak, ödediğimiz kadar yararlanacak, yararlandığımız kadar ödeyeceğiz. Tüm bilgisayarımızın , dökümanlarımızın internete taşınması olarak düşünebiliriz bunu. Tabi bunların gerçeklenmesi zor değil ama yaygınlaşması zor. Hala bazı kuruluşlarda milattan kalma yazılımlar kullanılıyor, kullanan da memnun , kullandıran da. Bu durumlarda özgürlükler devreye giriyor ve hizmet olarak özgürlük( liberty as a service) diyip insanları kendi seçenekleriyle başbaşa bırakmak kalıyor.
